irem ve dostları

Tanım

İREM bütün hayvanları çok seviyor. Bu blogu bütün hayvan dostları için hazırladı.


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım

HAYVAN SAHİPLERİNİN:



%63'u hayvan dostlarina gunde en az bir kez ''seni seviyorum'' diyorlar
%59'u hayvanlarinin dogumgunlerini kutluyorlar
%78'i ...

hayvanlariyla normal tonlarindan farkli bir ses
tonuyla konusuyorlar
%83'u kendilerini hayvanlarinin ''anne'' ya da
''baba''lari olarak tanimliyorlar
%2'si hayvanlarinin kendilerini arkads, aile
digerlerine gore daha fazla dinledigine inaniyorlar
%90'i hayvanlarini sevmeyen biriyle cikmiyor
%36'si birilerini hayvanlarinin gelecekteki bakicisi olarak gorevlendirmis
%46'si kedi veya kopekten tebrik karti gonderiyor
%52'si komsu hayvan isimlerini komsu isimlerinden daha kolay animsiyor
%70'i hayvaniyla seyahat ediyor


Tarih: 11:49, 6/1/2006
Yorum (5) | Yorum yaz | Bağlantı

BALIK BAKIMI

Balıklar renkleri ve şekilleri açısından inanılmaz şekilde çeşitlilik gösterirler. Akvaryumun içerisinde sürekli hareket halleri balık bakımını hem ilginç hem de çok zevkli bir uğraş haline getirir. Ayrıca akvaryumların çeşitli boyutları olduğundan her mekana uygun bir akvaryum seçmeniz mümkündür. Her ne kadar bakımları kolay gibi görünse de balık bakımı titizlik ve zaman isteyen bir uğraştır.


Akvaryum

Akvuryumun türü ve içinde bulunması gereken donatım ne cins balık bakacağınıza bağlıdır. İlk defa balık sahibi olacaksanız en basit akvuryumda yaşayan balıklardan başlamanız tavsiye edilir.

Akvuryumda çeşitli dekorasyon malzemeleri kullanabilirsiniz. Ancak kullanacağınız tüm dekorasyonların temizlenmesine dikkat edilmelidir. Balıklar çok hassas olduklarından en ufak bir sebepten dolayı hastalanabilirler.

Akvaryumu evinizde veya ofisinizde nereye koyacağınızı iyice düşünmeniz gerekir. En ufak akvaryumların bile ağırlığını çoğu sehpa ve masalar kaldıramayabilir. Büyük akvaryumlarda ise seçtiğiniz yer daha da önemlidir. Bu tarz akvaryumların yerine ancak suyunu boşaltıktan sonra değiştirebilirsiniz. Akvuryum direkt olarak güneş ışınlarından uzak olmalıdır. Direkt güneş ışınına maruz kalan akvaryumlarda su derecesini sabit tutmanız zorlaşır ayrıca algilerin gerektiğinden fazla üremesine de neden olur.


Beslenme

Çoğu akvuryum balıkları tanınmış markaların ürettiği balık yemlerinden dengeli beslenmiş olabilirler. Balıklarınıza fazla yem vermemeye dikkat etmelisiniz. Fazla verilen yem balıklar tarafından tüketilmediğinde akvaryumun dibinde birikip suzun kalitesini bozarlar. Besleme az miktarlarda günde bir kaç sefer yapılmalıdır.

Bazı balıkların özel diyete ihtiyaçları vardır. Beslenme konusunu uzmanlarla konuşmanız tavsiye edilir.


Genel Bakım

En kolay bakımı olan balık, Kırmızı Balıktır. Kırmızı Balık (bazen de Havuz Balığı diye adlandırılır) tatlı suda yaşar ve genelde su ısıtıcılarına ihtiyaç duyulmaz. Tropik balıkların bakımı daha zordur; su ısılarının kontrol altında tutulması gerekir (genelde 24 derece civarı). Tuzlu su veya başka deyişle deniz akvaryumları bakım açısından en zor olanlarıdır. Deniz akvaryumları balık bakımı konusunda tecrübesi olan insanlara önerilir. Bu akvaryuma sahip olmak istiyorsanız iyice düşünmeniz gerekir. Tuzlu su akvaryumuna sahip olan kişilerle detaylı konuşmanızı tavsiye ederiz.

Akvaryum bakımında en sık yapılan hata, akvaryumun içine fazla balık koymaktır. Genel kural şöyledir; her 4 litre suya 2.5 cm'lik bir balık olması.

Haftalık veya mutlaka ayda bir akvaryumun %10 ile %25 suyunun değiştirilmesi gerekir. Suyu değiştirme sıklığı akvaryumun büyüklüğü ve balık sayısının adedine bağımlıdır. Az balık içeren büyük akvaryumların suları daha az sıklıkta değiştirilir.


Balıklarda Hastalık Belirtileri

Hareketsizlik, yüzgeçlerde, solungaçlarda ve pullarda noktaların ve mantarın oluşması, yüzgeçlerin vücuda "yapışmış" gibi olması veya aniden değişiveren (anormal) hareketler. Bu durumlarda uzman veya veteriner hekim ile görüşmeniz tavsiye edilir.


Tarih: 11:38, 6/1/2006
Yorum (11) | Yorum yaz | Bağlantı

EVSİZ HAYVANLARI KORUMA DERNEĞİNE DESTEK OLUN!

 

 

 

Evsiz Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği, kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu. İstanbul'da faaliyet gösteren derneğin amacı, İstanbul'un sokak hayvanı sorununa hem insan sağlığını koruyan hem de insan onuruna yakışır bir çözüm bulmak ve halkı bu konuda aydınlatmak.
Kısırlaştırma, aşılama ve yerine bırakma
Dernek sokak hayvanlarının kontrol altına alınabilmesi için tek çözümün kısırtırma, aşılama ve yerine bırakma olduğunu düşünen dernek, okullarda eğitim programları düzenliyor, İstanbul Sarıyer ilçesinde başlatılan kısırlaştırma ve aşılama faaliyetini duyurmaya çalışıyor. dernek üyeleri ayrıca, Büyükdere, Kocatas mahallesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı bir barınakta sahipsiz sokak hayvanlarının bakımıı ve rehabilitasyonu için gönüllü olarak çalışıyor. Halkı ve kamu yöneticilerini "kısırlaştır, aşılat, yerine bırak" projesi konusunda ikna etmek amacıyla düzenlenen eğitim çalışmaları, SHKD (Sahipsiz Hayvanları Koruma Derneği) ile birlikte yürütülüyor. Sizde çevrenizdeki sahipsiz hayvanların sıcak bir yuvaya kavuşması ve korunmasına yardımcı olabilirsiniz.

Tel: 0 212 271 77 17
Fax: 0 212 287 06 66
e-posta: info@evsizhayvanlar.org
Hesap Numarası Evsiz Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği
Akbank Kanlıca Şubesi Hesap No. 0032086-01-1
Adres: Istanbul Büyükşehir Belediyesi Hayvan Rehabilitasyon Merkezi
Kocatas Mahallesi Kılıçpınar Caddesi, Sarıyer, İstanbul
www.evcilhayvanlar.org 

 


Tarih: 02:17, 5/1/2006
Yorum (8) | Yorum yaz | Bağlantı

YAVRU BİR KÖPEK ALMADAN EVVEL DİKKAT EDECEĞİMİZ NOKTALAR

 

 

 

1) Yaş: Genellikle, alacağımız hayvanın yavru olmasını tercih ederiz. Bunda elbette haklıyızdır. Büyüme dönemini bilinçli bir şekilde değerlendirdiğimiz takdirde, ileride muazzam bir köpeğin sahibi olacağımızı biliyoruz. O halde, bu kritik dönem kesinlikle bizim gözetimimizde geçmelidir. bu amaçla 7 - 8 haftalık yavruları tercih etmeliyiz. Ancak tabii ki iyi yetiştirilmiş büyük köpekler de alınabilir.

2) Irk: Mühim olan, beraber yaşayacağımız hayvanın kişiliğiyle bizim kişiliğimizin asgari müşterekte buluşmasıdır. Aldığımız hayvan yavru olduğunda, onun kişiliğinin gelişimi bizim elimizde olduğu için, ortak noktalarımızı geliştirme şansımız vardır. Ancak birçok konuda, kalıtımın etkisini göz ardı edemeyiz (Kalıtımın etkilerini yavru köpekte görebilmek mümkün olmaz, ancak kalıtımın köpek ırklarına genel etkileri konusunda bilgilerimiz vardır. O halde, köpek almaya gitmeden önce ırk üzerinde karar verilmelidir.

Nedense çok az kişi, beklentilerini karşılayacak ve kendilerine en iyi uyacak köpeği seçmek için veteriner hekime danışır. Oysa ırk seçiminde acele karar verilmemeli ve ne istenildiği bilinmelidir. Maalesef hayvan sahiplerinin önemli bölümü, köpeklerin gösterişinden etkilenirler. Pet mağazasındaki köpeklerden biri, daha önceki müşterilere yaptığı gibi, bizi görür görmez hemen yanımıza sokulup, bizi etkileyebilir. Çoğu müşteri, bu köpeğin kendilerini çok ısındığını düşünür ve buna dayanamaz. Bazı köpekler yatış pozisyonuyla, bazıları masumluğu veya oyunculuğu ile insanları etkiler. Bakarsınız kocaman bir Danua almaya gitmişiz, ufacık bir Terrier ile geri dönmüşüz.

İnsanlar görünüşe çok önem verdiği için evlerde beslenen melez köpek sayısı yok denecek kadar azdır. Oysa ilgili bölümde belirtildiği gibi, melez köpekler çok daha zeki ve daha uyumlu olabilirler.

Irk seçiminde, daha önceki deneyim ya da zevkler de önem taşımaktadır. Bu tercihin belirlenmesinde genellikle köpeğin boyutu, tüy rengi, sahibinin hayat stili ve yaşam şartları etkilidir. İri bir köpeğin ihtiyaçları daha fazladır. En azından, geniş mekanlara ihtiyacı vardır. Hele ki bazıları çok enerjiktir ve günde iki kere dışarı çıkmakla gezinti ihtiyaçlarını gideremezler. Bu köpekler için, serbestçe dolaşabilecekleri bahçeler uygun olabilir. Bu nedenle, geniş yerleri olmayan veya uzun süre evde bulunmayan kişiler ya balık beslerler ya da hayvan beslemezler.

Bazı köpeklerin tüy bakımı gerekir. Aksi halde evde tüy dökme problemleri kaçınılmaz olur. Özellikle titiz olan ev sahipleri bir süre sonra köpek beslemekten rahatsız olurlar; zira, sadece zevk amacıyla köpek beslenmez. Bu, çok zevkli ve yararlı olduğu kadar, bilinç, sorumluluk ve fedakarlık da isteyen, meşakkatli bir iştir.

Köpek sahibi olmak isteyenlerden bazıları, alacakları köpeklerin özelliklerini kitaplardan öğrenmeye çalışırlar. Ancak bu kitapların çoğu, ırkların hep iyi özelliklerinden bahsederler veya kitabın yazarları birtakım ırklara sempati duyarlar. Bazı ırklar piyasada çok popülerdir ve birçok insanın ilgisini çeker ancak bu ırkların diğer ırklara göre avantajları olduğu kadar dezavantajları da vardır.

Bu nedenlerle, muhakkak kendi şartlarınızı, köpek edinmedeki amacınızı değerlendirip, size uygun gelen ırk hakkında malumat edinip, veteriner hekime danışmalısınız. Özellikle, alacağınız köpeğin ilerideki ihtiyaçlarını iyice öğreniniz; zira psikoloji üzerine olumsuz etki eden en önemli sebeplerin başında, tatmin edilmemiş ihtiyaçlar gelir.

Bunu sadece gıda veya gezdirme olarak düşünmeyin, örneğin; avcılık yeteneklerinin gelişmesi yönünde üretilmiş bir köpeğin av dürtüleri, bir Terrier’in ki ile mukayese edilemeyecek kadar çoktur. Yani av köpeği için avlanma, ihtiyaç haline gelmiştir ve köpekler, ihtiyaçlarından doğan dürtüleri tatmin edildiği ölçüde mutlu olurlar.

3) Cinsiyet: Cinsiyete bağlı davranış özelliklerinin temelinde hormonal faaliyetler yatmaktadır. Ancak belirli bir süre sonra davranışları iyice öğrenen hayvan, hormon salgılanması azalsa bile bu davranışlarını kaybetmemektedir.

Hormonların davranış üzerindeki etkisine en iyi örnek olarak, erkeklik hormonu uygulanan dişilerin de erkek hayvanlar gibi işeme yapmasını gösterebilirim. Cinsiyet farklılıklarının hangi özellikleri etkilediğine bir göz atalım:

Erkeklerde dişilere kıyasla daha fazla olan özellikler:
-
Oyun güdüleri
- Tahrip hırsı
- Bölgesel savunma agresyonu
- Aktivite
- Yabancı köpeklere karşı agresyon
- Sahibiyle liderlik mücadelesi

Dişilerde erkeklere kıyasla daha fazla olan özellikler:
-
Eğitilebilme
- Kişileri koruma
- Kurtarma ve yaralılara yardım

İki cinsiyet için aynı düzeyde olan özellikler:
-
Havlamak
- Bekçilik (bazen dişilerde daha fazla olabilir)
- Uyarılabilirlik

4) Mizaç: Uygun köpeğin seçiminde, sadece ırk ve cinsiyet hakkında karar vermek yeterli olmaz. Bunlar belirlendikten sonra, sıra en uygun mizaca sahip olan yavrunun seçimine gelir. Mizacın bilinmesi, köpek sahibi olmak isteyenlerin, hangi köpeğin kendilerine uygun olduğuna karar verebilmeleri için çok gereklidir. Bu, köpek için de şarttır, yeni yaşayacağı evin uygun olması, sahibinin iyi bir seçim yapmasıyla, yani kendi için en uygun olanı seçmesiyle mümkün olacaktır.

Yavrular arasındaki ezik ve korkak köpekler, insanların acıma duyguları sayesinde daha kolay seçilebilirler. Ancak bu köpekler, korkaklıklarını atamadıkları takdirde (kolay kolay da atamazlar) oldukça saldırgan ve uyumsuz olmaya adaydırlar. Halbuki, doğuştan saldırgan olan yavru bir köpek, huzurlu bir ortamda büyürse, uyumlu bir köpek olarak yetişebilir.

Mizaç hakkında karar verebilmek önemlidir; zira hayat dolu biriyle yaşayacak köpeğin genç, çevik ve hareketli olması gerekirken; yalnız yaşayan, yaşlı bir bayana sessiz ve sakin bir köpek daha çok uyum sağlayacaktır. Bu özelliklere sahip köpek ise, sertlik ve maceradan hoşlanan bir hayvan sahibine uyum sağlamakta zorluk çekecektir.

Doç. Dr. Tamer Dodurka
İ. Ü. Veterinerlik Fakültesi
İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı

 


Tarih: 02:06, 5/1/2006
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

KUŞ BAKIMI

 

 

Kuş bakımı konusunda bilgili olan bir insan için bakım oldukça basittir fakat bu konuda bilgisi olmayan insanların kötü sonuçlar alması olasıdır. Kuşunuz muhtemelen birçok arkadaşının bulunduğu bir ortamdan evinize gelmiştir. Kalabalık bir ortamdan tek başına kafese konulan kuş bir kaç gün moral bozukluğu yaşayacaktır. Iştahsızlık ve sessiz kalmak kuşunuzun bulunduğu ruh halini belirtir. Yem yemeyen kuşunuz sadece su ihtiyacını karşıladığı için dışkısıda oldukça sulu olur, bu sizi şaşırtmasın. Yeni satın aldığınız kuşunuzda bu gibi duurmların yanı sıra sağlıksız olduğunu belirten başka oluşumlarla da karşılaşıyorsanız bu durumu kuşu aldığınız yere belirtin. Kuşların bünyeleri oldukça zayıf olduğu için onu çok kısa bir sürede kaybedebilirsiniz.

Tıpkı insanlar gibi kuşlarında bir sağlık sorunu yaşadıklarında erken müdahale hayat kurtarabilir. Bu nedenle hayvanınız hangi tür olura olsun hasta olduğunu hisettiğinizde vakit kaybetmeden onu bir veterinere götürün.
 
Kafesin bulunduğu yer oldukça önemlidir. Kuşunuzun cereyanda olmamasına dikkat etmelisiniz. Ceryanda kalan kuşlar ciddi sağlık sorunları yaşayabildiği gibi, kısa sürede yaşamını yitirebilir.

Ailenize yeni katılan küçük üye evinizi tam olarak tanımadığı için onu en az 4 hafta kafesinden dışarı çıkarmamalsınız. Evin hangi köşesinde ne oduğu bilmeyen kuş etrafına çarpabilir. Bu da beraberinde bir iç kanamaya getirebilir.

Ev ortamına tam olarak alışmamış olan kuşunuza 4 hafta boyunca yeşillik vermemelisiniz. Kuşunuzun sindirim sistemi bozulacağından ishal olabilir.  Bir iki gün içinde ishal kesilmediği taktirde kuş yaşamını yitirebilir.

4. haftadan sonra kuşunuza haftada bir kereye mahsus olmakla yeşillik verebilirsiniz. Kuşunuz çiçeklerinizi yemek isteyebilir ama siz buna engel olmalısınız. Kuşunuza maydanozu ise asla vermeyin.

4 hafta boyunca kuş hiç bir şekilde banyo yaptırılmamalıdır. Kuşların banyo yapabilmeleri için bir takım malzemeler satılmaktadır. Bunları kuşunuzu satın aldığınız yerden temin edebilirsiniz. Kuşunuz sadece bu malzemelerle banyo yapmalıdır. Kuşların bünyesinin hassas olduğunu aklınızda tutmalı ve onu asla geceleri banyo yaptırmamalısınız.

Kuşlarda insanlar gibi mide bulunmamaktadır. Kuşlar yediklerini kuş kumu sayesinde öğütürler. Yediklerini öğütemeyen kuş ise sindirim bozukluğu yaşayabilir. Bu nedenla kafesinizde mutlaka kuş kumu bulundurmalısınız.

Yem alırken bunun tozlu olmamasına dikkat edin. tozlu yemler kuşlarda bazı hastalıkların ortaya çıkmasına yol açmaktadır.
 
Vitamini de kuşunuza belirli ölçülerde vermelisiniz. Kafes ortamında yaşamaya alışamamış bir kuş için bu oldukça önemlidir.

Kuşların uzayan gagalarını kısaltabilmeleri için onlara gaga taşı verilmelidir. Gaga taşlarının bir diğer özelliği de kalsiyum yönünden oldukça zengin olmasıdır.
 
Kuşunuzun beslenmesinde bol çeşitler kullanabilirsiniz. Onun tek bir besin kaynağına bağlı kalması sağlıklı gelişimini engelleyecektir.


Tarih: 02:03, 5/1/2006
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->